Klinik Raporları

UNIVERSITA' DEGLI STUDI DI SIENA CERRAHİ VE TIP FAKÜLTESİ

Cerrahi Departmanı
Bölüm. Plastik Cerrahi
Plastik cerrahi Uzmalığı Okulu
II. Seviye Estetik Tıp Master'ı
Başkan: Prof. Carlo D'Aniello

Master Tezi:
"Selülit" hakkında:
teröpatik-diagnostik tespit, klinik deneyi,
Kavitasyonel Ultraporasyon ve Endokonnektifsel Masajı ile ilgili proje araştırması ve hazırlık çalışması.

Denetleyen: Aday: Prof. Carlo D'Aniello Ignazio Sblendorio

2007-2008 Akademik Yılı

SİENA ÜNİVERSİTESİ EXIMIA RAPORU

Selülit kısaca derialtındaki dokularda fibroz ve skleroz ile sonuçlanan ödem olarak bilinir. Gerçek bir hastalıktan çok selülit küçük dolaşımda meydana gelen bozulmalar sonucu oluşur. Selülit dolaşımın bozulması ile lenfatik sıvının yağ dokularının arasına girip portakal kabuğu görüntüsü ile başlar. Dolaşımın sağlıksız olması ile birlikte de iç ve dış hücresel bozulmalar zaman içerisinde selülitin görüntüsünü fibrotik hale getirir. Bu durum giderek büyür ve dışarı alanda gözlemlenebilen macro nodüllerin oluşmasına neden olur.Selülitin en büyük nedenleri; Postural faktörler (duruş bozukluğu), metabolitik faktörler ve kilo artışıdır.

Bölgesel yağlanma da selülit gibi patolojik bir durumdur. Bölgesel yağlanma vücudun bazı bölgelerinde yağlı dokunun normal olmayan bir şekilde birikmesidir. Yağ hücreleri ergenlik tamamlanana kadar bölünerek büyürler. Kişi ergenliğini tamamladıktan sonra sahip olduğu her yağ hücresinin 4000 kat büyüyebilme özelliği vardır. Bazı bölgelerde yığılma gösteren yağ hücrelerinin nedeni; genetik faktörler, vücudun bazı bölgelerinin hareketsiz kalması, hormonlar olarak tanımlanabilir. Lokalize birikme vücudun estetik görüntüsünü bozduğu gibi bu bölgelerdeki dolaşımı da zora sokarak selülitin temelini oluşturur.

Selülit ve bölgesel yağlanmadaki tedavi edici yaklaşım, sübkutanöz dokuların rehabilitasyon çalışmaları, ultrasonografik hidrolipoklasi, limphodrenaj, pressoterapi, mezoterapi ve endormolojik uygulamalar gibi etkili yaklaşımlarla birlikte düşünülmelidir.

Metodlar

Problemlerin çözümünde tıbbi bakımlarla aynı seviyede çözümler üreten yeni teknolojiler mevcuttur. Bunun en açık örneği selüliti ve bölgesel yağlanmayı farklı teknolojiler ile tedavi etme imkanı sağlayan yeni bir cihaz olan EXIMIA dır.

Kavitasyonel ultraporasyon ve dört aşamalı endokonnektival masaj (son jenerasyon) safhasından oluşan birleşik bir metotdur.

Bu metodolojinin asıl hedefi kimyasal-farmasötikal (ilaç), fiziksel ve mekanik kuralları kullanma fenomenine global anlamda karşı koymaktadır.

Kavitasyonel ultraporasyon, daha önceden bilinen dermoelektroporasyon teknolojisi ile düşük ultrasound frekansında birleşmesinden meydana gelen özel bir çalışmadır.

Elektroforez ve sonoforezin asıl amacı, adipozlu dokuya uygun aktif bileşenleri dermanın ve yağ hücrelerinin içerisine invaziv olmayan bir yöntemle yedirmektir (kimyasal ve farmasötikal etki). Özel geliştirilmiş başlık (MAPCU) ile yapılan ürün yedirme tek başına kullanılan elektroforez ve sonoforezden daha etkilidir. Bu teknolojiler için çok sayıda bilimsel kanıt mevcuttur.

Spesifik bir ultrasound ile elektrik akımının eş zamanlı kullanımı, ayrı ayrı kullanılan iki fiziksel teknolojinin toplamından daha etkilidir. Eğer uygun bir üçgensi akım, hücrelerin arasını açarsa, bu geçici olarak görünebilen boşluklara neden olur ve pozitif yüklü kullanılan ürünün moleküllerin cilt altına emilimini sağlar.

Ultrasoundların neden olduğu diğer bir itici güç de dokulara iletim için yardımcı olacaktır.

Ultrasoundlar, ayrıca vücuttaki sıvının buhar geriliminin üzerine çıkarak kolayca enjekte edilen moleküllerde alt bölünmeye yol açarlar.

Subkütanözlü hücrelerin hücresel membranındaki elektrik gerilimi, bir anda her türlü pozitif yüklü moleküllerin hücre girişine izin veren trans–membran elektriğinin potansiyel çeşitliliğine neden olur.

Membranın iç kısmında, pozitif yükleri çeken negatif yüklü moleküller bulunur.

Bu gözlemlerin bir sonucu olarak, membranın gerçekte kesişmesi demostrasyonundan sonra MAPCU teknolojisinin mezoterapiden çok daha faydalı olduğunu söylemek mümkündür.

Katabolik etkiler, aktif farmasötikal ilkeler sebebiyle kavitasyonel ultrasonik kaynak (MAPCU) sayesinde esas olarak emülsiolipolis (sıvılaşmayı sağlayan fiziksel etki) tarafından geliştirilir.

Yüzeysel dokuda çalışan 3 MHZ ve 1 MHZ 'lik ultrasonik cihazdan farklı olarak 33Khz olan düşük frekans ultrasoundlar kavitasyonel bir fenomen oluşturarak daha derin yağlı dokulara ulaşır (0.5-2cm). Her çeşit dokuda aynı istikrarı elde eden ayarlanmış güç doğru şekilde üretildiği zaman, düşük frekansın asıl amacı yağlı dokuyu emülsiyonlaştırmaktır.

Fizikte çok iyi bilinen kavitasyonel fenomen ultrasoundun sahip olduğu bir fenomendir.

Ultrasoundlar sıvı bir taşıyıcıya konulduğunda sıvı dokularda meydana getirdiği basınç kavitasyon denilen gaz kabarcıklarının oluşmasına neden olur. Subkütanöz dokularda bunlar gerçekleşirken, kavitasyon balonlarının patlaması sonucu adipozlarda yıkım ve yağların emülsiyonlaşması gibi etkiler meydana gelir.

Kavitasyonel ultrasound kinetik ve titreşimli özelliği ile dokularda ısı artışına, kolajen fibrillerin büzülmesi ve yağ hücrelerinin küçülmesi sonucunda hücre içi bağlantılarda geçici ayrılmalara sebep olur.

Tedavi süresince, bu iki fenomen fark edilir, kolajenlerin toparlanması ve hücrelerin tekrar doku altında düzgün sıralanması ile cilt de dışarıdan daha düzgün bir görünüme kavuşur. EXIMIA'nın ciltte travma yaratmamak için gücü ve frekansı doğru olarak ayarlanmıştır.

Metadolojinin tamamlanması, endolift diye tanımlanan endoconnectival masajın uygulanması ile alınan sonuçlar garantilenmiş olur. Endormoloji gibi benzer eski metadolojilerle karşılaştırıldığında, emme ve basınç masajı yapan mekanik vakum diğerine göre yeni avantajlara sahiptir.

Endolift; emme–basınç vakumun dört aşamalı uygulanmasından oluşan mekanik bir masajdır. (Vakum aşaması,bunu izleyen basınç, tekrar vakum aşaması ve durma aşamaları.) Endolift masaj döngüsünde, yeni olan pozitif basınç aşaması daha yüksek bir etki sağlayarak travmatik etki oluşmamasını garanti eder.

Endormoloji teknolojisi kullanılırken hastalara giydirilen özel vücut koruyucular giyilmesine rağmen özellikle damar problemi olan kişilerde çok travmatik olmaktadır. Bu durumda, vakum ve onu takip eden emme aşamasından oluşan masaj döngüsü travmaya neden olur. Bu döngü ciltten vakum aşamasının zamanlı olarak ayrılmasını garanti etmez. Bu metodolijide ayrıca başlıkta bulunan motora bağlı çalışan silindirlerin yaptığı sürtünme telenjektazi oluşumuna ve hematom denilen ödeme neden olabilir.

Endolift ESPVFM (endo-connectif dört aşamalı vakum basınç masajı) olarak tanınan teknolojiye sahiptir ve vakum pompasını kontrol eden teknik yazılımı sayesinde ciltten ritmik olaak ayrılmasını garanti eder. Ayrıca vakumların rulmandan bağımsız olarak çalışması dokuda uygulama yaparken sürtünmeyi ve istenmeyen basıncın engellenerek dokuya zarar vermesini önler.

EMILE WODDER lenf drenaj tezinin teorilerini, CYRIAX masajı ve LANGER türünü, farklı amaçlar elde etmeye imkân sağlayan bu yeni teknoloji ile uygulamak mümkündür.

EXIMIA'nın endolift uygulamasının hedefleri aşağıdaki gibidir;

  • Lenfatik venöz dolaşımın rahatlatılması,
  • Microvascüler damarların oksijenasyonun artırılması,
  • Metabolik atıkların dolaşıma katılması,
  • Yağ dokusunun meydana getirdiği bozuklukların giderilmesi (noduller görüntü, portakal kabuğu),
  • Yüzeysel ve derin dokularda sıkılaşma,
  • Yüzeysel kaslarda sıkılaşma,
  • Dermo ve hypodermanın rehabilitasyonu ile rahatlayan cilt görüntüsü

Diğer benzer teknolojilerle karşılaştırıldığında ESPVFM (Eximia vakumu) 'in avantajları aşağıdaki gibidir:

  • Vakum gücünü ayarlama imkânı ve 22 farklı frekans programı,
  • Kolay kullanım olanağı sunan ergonomik başlık,
  • Ciltte sürtünmeye neden olmayan teknolojisi,
  • Vasculer travmaya neden olmama,
  • Vücut korumaya gerek kalmadan kullanabilme olanağı,
  • Uygulamada kullanılan krem ya da yağın başlık tarafından emilmemesi(vakumun emilim aşamasından sonra dışarı atmayı sağlayan pozitif basınç sayesinde)
  • Mikrosürkilasyonun iyileştirilmesi telanjektazi ve kılcal damar kırılmalarının önüne geçer
  • Güçlü bir masaj etkisi yaratır.

KLİNİK DENEYİ

1 yıl boyunca ESPVFM (Endoconective dört aşamalı vakum basınç masajı) ile yapılan klinik deneyi çok ilgi çekici ve cesaret verici kliniksel verileri ortaya çıkardı.

Yaptığım pozitif sonuçlar çıkaran kliniksel deney, vücut sağlığı için bilimsel olarak geçerli ciddi araştırma programının yararlı olduğunu kanıtlamıştır.

Klinik deneyi;

Materyaller ve metodlar

2 yılı aşkın süredir karma selülit ve bölgesel yağlanma olan 24 ve 55 yaş arası 40 bayan hastayı tedavi ettik. Dahili ve harici kriterleri göz önünde bulundurarak onları iki ayrı karşılaştırılabilir ve homojen gruplara rasgele dağıttık. Bu iki tedavi aşağıda belirtilen taslak şeklinde gerçekleşmiştir:

Tedavi Edilen Gruba Yapılan Uygulama

  • MAPCU ile yapılan uygulama (kavitasyonel ultrasound ve elektroporasyon)
  • ESPVM edolift vakum

TEDAVİYE ALINAN GRUP

  • 24-55 YAŞ ARASI
  • BÖLGESEL YAĞLANMA VE KARMA SELÜLİT TİPİ
  • NORMAL DİYET

TEDAVİYE ALINMAMASI GEREKEN GRUP

  • HAMİLELER
  • MORBİT OBEZİTE (ÖLÜMCÜL)
  • KARACİĞER VE BÖBREK İLE İLGİLİ BOZUKLUKLAR
  • KONNEKTİVAL PATOLOJİLER VE ENDOLCRİN PATOLOJİLERİ
  • ALERJİK DİATEZLER
  • HYPER KALORİLİ DİYET YAPANLAR
  • ÖNEMLİ FARMOKOLOJİK TERAPİLER

Alınan hastalarda psikolojik, aletli ve trocanterik bölgenin belirli frekansla ekografik analizleri yapılmıştır.

SONUÇLAR

Bu uygulamalar sonucunda kavitasyonel ultraporasyon ve enconnectival masajın iyi sonuçlar sunan estetik başarılarını doğrulamaktadır.

EXIMIA kimyasal, fiziksel ve mekaniksel yaklaşımın selülit problemlerinin karmaşıklığı için uygun bir tedavi yöntemidir.

Aynı oranda EXIMIA'nın bölgesel yağlanma üzerinde aldığı başarı tartışılmaz bir gerçektir.Yapılan incelemelerde trocanterik alanlarda incelmeler net bir şekilde elde edilmiştir.

Travmatik olmayan bir method ,deri ve subcutan dokuların iyileştirilmesini garanti eder, bu yolla vücut sağlığı ve güzellik hedeflenmiş olur.