SABAH GAZETESİ : MUCİZE YARATAN OZON TEDAVİSİ 14/08/2004

Mucize yaratan ozon terapisi

Son günlerde üst üste gelen yoğun iş programınız nedeniyle kendinizi yorgun ve güçsüz mü hissediyorsunuz? Yoksa önünüzde sizin için hayati önem taşıyan, mutlaka kazanmanız gereken bir sınav mı var? Çok önemli bir spor müsabakasına mı katılacaksınız? Yaşlandığınız için her gün yeni bir ağrıyla mı tanışıyorsunuz? Vücut direncinizi arttırmak için avuç avuç vitamin ve enerji hapları almaya gerek yok. Bir kaç “ozon terapisi” seansına girerek kendinizi son derece dinç ve dinamik hissedebilirsiniz. Günümüzde kanserden hepatite, kolitten zonaya kadar pek çok hastalığın tedavisinde yardımcı yöntem olarak kullanılan ozon terapisi, aynı zamanda sağlıklı insanların performanslarını artırmaya ve vücudu gençleştirmeye de yarıyor. Dünyada yaklaşık 50 yıldır uygulanan bu terapi Türkiye’de ise çok yeni. “Dolaşım bozukluklarında, kronik hastalıklarda, kolitlerde kullanıyoruz bu tedaviyi. Ayrıca vücudun yaşlanmasını önleyici etkisi de var. Ancak bu yöntem vücudu gençleştirmez, sadece vücudun fonksiyonlarını düzene sokar. Vücutta 70-100 milyar hücre bulunur. Aşağı yukarı günlük veya haftalık 10 milyar hücre tahrip olur. Vücut bunun yerine yenisini koyar. Ozon bunu takviye ediyor. Bağışıklık sistemindeki hücreleri aktive ederek hücrelerin 21 gün değil de 12 günde bir değişmesini sağlıyor. O yüzden bir gençlik ortaya çıkıyor. Aslında buna gençlik değil de dinçlik, dinamizm demek daha doğru.”

“Ozon’un vakum şişeleri vardır. Önce vücuttan 50 ya da 75 ml. kan alınır. Ozon gazı ozon generatörüyle elde edilir. Kan alındıktan sonra ozonla karıştırılır, sonra tekrar vücuda verilir. Bu uygulamanın tekrarı hastanın şikayetine göre 6 ila 12 defa arasında değişir. Kanserlerde 18- defaya kadar haftada iki defa yapılır. Kanser hastalarında çok yüksek doz uygulanır. Sebebi kanser hücreleri oksijenli ortamda bulunamazlar, parçalanamazlar ve oksijen içinde boğulurlar. Aynı zamanda vücudun bağışıklık sisteminin arttığı derecede kanser hücresinde azalma olur.” Hiçbir yan etkisi olmadığı söylenen ozon terapisinin bir seansı için Kızılay’da 100 milyon lira ödemek gerekiyor. Ayrıca Türkiye’de bir de ozon cemiyeti kuruldu. Burada ozon eğitimi alan hekimler, bu uygulamayı yapabiliyor ancak cemiyet tarafında sürekli denetimden geçiriliyorlar.

OZON’LU TEDAVİ GENÇLEŞTİRİYOR

Bağışıklık sistemini güçlendiren ve hastalıklara karşı direnç veren “ozon terapi” yöntemi, hücrelerde oksijeni artırarak “yaşlanmayı geciktiriyor” ve kronik yorgunluk sendromuna iyi geliyor. İzmir AA

8 Ocak 2005 — “Ozon terapi” yöntemi ile hasta bölgeye oksijen vererek dolaşımın düzelmesi sağlanıyor. Yöntem, dolaşım bozuklukları, alerji ve romatizmal hastalıklar, kanser, kronik yorgunluk sendromu, karaciğer ve cilt hastalıkları, kozmetik nedeniyle yaşlanma ve yaşa bağlı görme bozuklukları, şekere bağlı ülserler, yanıklar ve cinsel fonksiyon bozuklarında kullanılıyor. Yan etkisi olmayan ozon tedavisi herkese uygulanabiliyor.

Ozon tedavisi herkese uygulanabiliyor. Yan etkisi yok. İnsan sağlığını koruma ve hastalıklarla mücadelede doğal tedavi yöntemlerinden olan ozon terapiyi hastanemizde uyguluyoruz. Geçen yıl başladığımız ozon terapi yöntemini, şu ana kadar 75 hastamıza uyguladık.”

Ozon gazının normal oda ortamında 30 dakikada parçalanırken, vücutta kanla karıştığı zaman 2-3 saniyede, iki atomlu ve tek atomlu oksijen olarak bölündüğüne dikkat çeken Çiloğlu, şu bilgileri verdi: “İki atomlu oksijeni alyuvarlar hemen emiyor. Madeni para gibi birbirine yapışık hareket eden alyuvarlar, ozon gazıyla yüklenince hemen ayrılıyor ve şekil değiştiriyor. Dolayısıyla yüzey genişlediğinden yüksek derecede oksijen alan alyuvarlar, vücudun ihtiyacı olan bölgeye hızla gidiyor. Örneğin karaciğerde iltihap varsa, ozon gazıyla oksijen oranı artan alyuvarlar, hastalıklı dokuya ulaşıp tedaviyi hızlandırıyor. Sağlıklı insanların performanslarını artırma ve vücudu gençleştirmede de etkin rol üstleniyor.”

Ozon terapi yöntemi, dolaşım bozuklukları, alerji ve romatizmal hastalıklar, kanser, kronik yorgunluk sendromu, karaciğer ve cilt hastalıkları, kozmetik nedeniyle yaşlanma ve yaşa bağlı görme bozuklukları, şekere bağlı ülserler, yanıklar ve cinsel fonksiyon bozuklarında kullanılır.

Ozon gazının normal oda ortamında 30 dakikada parçalanırken; vücutta kanla karıştığı zaman 2-3 saniye içinde, iki atomlu ve tek atomlu oksijen olarak bölünür.

Gençleştiriyor

“İki atomlu oksijeni alyuvarlar hemen emiyor. Madeni para gibi birbirine yapışık hareket eden alyuvarlar, ozon gazıyla yüklenince hemen ayırılıyor ve şekil değiştiriyor. Dolayısıyla yüzey genişlediğinden yüksek derecede oksijen alan alyuvarlar, vücudun ihtiyacı olan bölgeye hızla gidiyor. Örneğin karaciğerde iltihap varsa, ozon gazıyla oksijen oranı artan alyuvarlar, hastalıklı dokuya ulaşıp tedaviyi hızlandırıyor.”

Ozon terapi yönteminin sağlıklı insanların performanslarını artırma ve vücudu gençleştirmede de etkin rol oynadığını sözlerine ekleyen Op. Dr. Çiloğlu, “Ozon terapiyi, her hekim kendi branşında kolaylıkla uygulayabiliyor” dedi.

Şifa sağladığı hastalıklar

Sağlıklı ve uzun bir yaşam için önerilen ozon terapi yöntemi Avrupa başta olmak üzere toplam 8 bin merkezde uygulanıyor. Yöntem şu hastalıklarda olumlu sonuç veriyor:

  • Dolaşım bozuklukları,
  • Alerji ve romatizmal hastalıklar,
  • Kanser,
  • Kronik yorgunluk,
  • Karaciğer ve cilt hastalıkları,
  • Kozmetik nedeniyle yaşlanma ve yaşa bağlı görme bozuklukları…
  • Kanserli hücreler yöntemle azalıyor
  • Hastadan alınan kanın, ozon generatörüyle elde edilen ozon gazıyla karıştırılıp, vücuda geri verilir. “Yaklaşık 10- 12 seans süren tedavinin hiçbir yan etkisi yok. Kanser hastalarında tedavi süresi 18-20 seansa kadar yükselebiliyor. Çünkü kanser vakalarında, kanser hücreleri oksijenli ortamda bulunamadıklarından, parçalanamayıp, oksijen içinde boğuluyor. Bu uygulamayla bağışıklı sistemi güçlendiğinden kanser hücrelerinde azalma sağlanıyor.”