AKŞAM GAZETESİ YAZI DİZİSİ 2: Tiryakiye taze kan

Oksijen tedavisi kapsamında gerçekleştirilen ‘Kan yıkama’ uygulamasının özellikle sigara ve alkol bağımlılarında gözle görülür bir iyileşme sağlar.Kremden torbalamaya, ozon terapiden ozon saunalarına kadar en çok kullanılan yöntemler:

Majör otohemoterapi (Hastadan kan alınarak tedavinin yapılması):

Bu tedavide hastadan her seansta 50 mililitre kan alınıyor. Şırınga ile alınan kan, özel bir sistemde, sadece bir kez kullanılan şişelerin içine yavaş yavaş enjekte ediliyor. Serum şişesine benzeyen şişeye kan enjekte edilirken bol miktarda oksijen de veriliyor. Oksijen ve kan, aynı zamanda şişe içine yansıyan, ozonlaşmaya neden olan özel bir ışıkla kaynaştırılarak kanın daha fazla oksijen alması sağlanıyor. Özel şişede işlemi tamamlanan, oksijenle yıkanan kan, serum gibi damla damla hastaya geri veriliyor. Böylece ozon, kırmızı ve beyaz kan hücrelerini oluşturan spesifik maddelerle tamamen reaksiyona giriyor ve böylece vital aktivitelerini = metabolizmayı artırıyor. İşte bu aktive edilmiş kan (ozon ya da oksijen değil) hastaya hemen normal bir damlalık kullanarak tekrar geri veriliyor. Aynı prensibin kullanıldığı, ‘minör otohemoterapi’ diye adlandırılan yöntemde ise ozonlanmış 3-5 ml kan intramusküler yolla hastaya geri veriliyor. Bu yöntemle spesifik olmayan bağışıklık sistem aktivasyonu yapılıyor; alerjik hastalıklarda ve genel olarak bağışıklık sistemini güçlendirmekte kullanılıyor.

Islak vücuda uygulama

Eksternal tedavi: Ozon gazı kapalı bir sistemde özel bir plastik bot (ayaklar ve bacaklar için ) içinde dolaştırılarak ya da vücudun farklı bölgelerine uygun torbalar, folyolar ile tatbik edilir. Bu sarf malzemeleri, ozona dayanıklı materyalden yapılır. Vücudun tedavi edilecek kısmı önceden su ile nemlendirilir, çünkü ozon kuru bölgelere etki etmez. Bu metot ülserleri, yaraları, açık yaraları, ameliyat sonrası oluşan lezyonları, shingles (herpes) ve enfekte olmuş alanları tedavi etmekte çok etkilidir. Diğer yöntemler ozonlu saf su (dental tedavilerde) ve ozonlu saf medikal zeytinyağı, cilt eruptionları örneğin egzema, mantarların tedavisinde uygulanır.

O3 (ozon) gazının rektal yolla uygulanması: Kulağa hoş gelmese de o kadar rahatsızlık verici değildir. Aslında hasta kesinlıkle hiçbir rahatsızlık hissetmez, çünkü O3 gazı direkt olarak hassas bağırsak çeperi (membranı) tarafından emilir; buna ek olarak tüp ve torbalar tek kullanımlık olduğundan tamamen hijyeniktir ve hasta kendi kendine uygulayabilir. Bu metot bazı bağırsak hastalıklarında etkilidir ancak son zamanlarda genel sağlık ve yeniden canlanma için kullanılmaktadır.

Ozonun eklem içi enjeksiyonu: (Intra artikuler yolla ozon verilmesi); adından da anlaşılacağı gibi ozon gazı (eğitimli kişilerce), yavaşça eklem içine enjekte edilir. Bu metot ağrılı enflamatuar hastalığı olan ekleme uygulanır (artrit, rekurren artroz, genel patolojik sertliklerde uygulanabilir).

163 yıldır tıbbın hizmetinde

Ozonun ya da oksijenli suyun yararları ilk kez İsviçre’de 1840 yılında Alman kimyacı Christian Fredrick Schönbein tarafından keşfedildi.

  • 1856 yılında ameliyathane dezenfeksiyonunda kullanıldı.
  • 1860′da Monaco’da suların ozonla temizlenmesine başlandı. Ozonun, bakteri ve virüsleri öldürmenin yanı sıra sudaki koku ve kötü tadı da ortadan kaldırdığı görüldü.
  • 1900 yılında Nicola Tesla, ilk ozon jeneratörünün patentini aldı. 1902′de H.J. Clarke ozonun anemi, kanser, diyabet, influenza ve morfin zehirlenmesinde kullandı.
  • 1915′tde Dr. Albert Wolf, 1. Dünya Savaşı sırasında kangren ve yaraları ozonla tedavi etti.
  • 1926′da Dr. Otto Warburg Berlin’de kanserin hücre düzeyinde oksijen azlığından meydana geldiğini bildirip, bu saptaması ile 1931 ve 1944 Nobel ödüllerini aldı. Bu alandaki ödülü arka arkaya 2 kez ödül alan tek kişi olarak tarihe geçti.
  • 1957′de Dr. J. Hansler kendi medikal ozon jeneratör patenti aldı.
  • 1961′de Hans Wolf’ün tanıttığı major ve minör otohemoterapi teknikleri kullanılmaya başlandı.
  • 1977′de Dr. Renate Viebahn ozonun vücuttaki etkilerini teknik olarak açıkladı.
  • 1979′da Dr. George Freibott ilk AIDS hastasını ozonla tedaviye aldı.
  • 1980′de Dr. Horst Kief, ozonla AIDS tedavisinde başarı kazandığını öne sürdü.
  • Ozon, 1992′den bu yana da Rusya’da yanık tedavilerinde kullanılıyor.
  • 1998′den bu yana Türkiye’de Kızılay Altıntepe Araştırma Hastanesi’nde ve bazı muayenehanelerde ozon kullanılıyor.